Mülteci toplum arasında Türkçe öğrenme konusunda en çok kadınlar zorluk yaşamaktadır. Erkekler çalışma hayatı içerisinde, çocuklar ise okulda kendilerini ifade edebilecek kadar Türkçe öğrenmektedir. Genellikle aile yapısı ve toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle evde kalan ve ev işlerinden sorumlu olan kadınların böyle bir imkânı olmamaktadır. Bu nedenle özellikle kadınlara yönelik günlük hayat akışına uygun zamanlarda, çocuklarıyla birlikte gelebilecekleri Türkçe dil kursları düzenlenmelidir. Kurs esnasında çocuklarını bırakabilecekleri güvenli bir mekan ayrıca sağlanmalıdır.

Sağlık hizmetleri, kadınların ihtiyaçlarına yönelik olarak düzenlenmeli ve özellikle mülteci kadınların erişimini kolaylaştıracak yapıda olmalıdır. Dil bariyeri, kadınların sağlık hizmetlerinden faydalanması noktasında da karşımıza çıkmaktadır. Hastanelerden randevu almak, hangi hastanede hangi bölümlerin olduğu ya da şikayetleri doğrultusunda hangi bölüme başvurabilecekleri gibi konularda kadınlara ve genel olarak bütün mültecilere, Arapça ve Farsça dillerinde hizmet verebilecek ilçe sınırları içinde çeşitli bölgelerinde danışma noktaları kurulması bilgilendirme ve yönlendirme yapılması açısından faydalı olacaktır. Bazı belediyelerde danışma noktalarının oluşturulması destek sağlayabilir.

Okul Yönetimi ve öğretmenlerle iletişimlerinin güçlendirilmesi, çocukları okula devam eden göçmen ve mültecilerin çocuklarının eğitim durumlarını takip etmede zorlandıklarını, Türkiye’ deki eğitim sistemi hakkında kısıtlı bilgilerinin olduğunu ve bazı okullar özelinde yönetimden destek alamadıklarını deneyimledik. Buna istinaden göçmen nüfusunun çok olduğu ilçelerde okullar ile iş birliği yapılarak, okul yönetiminin ve öğretmenlerin bu konudaki farkındalıklarını arttırmak faydalı olacaktır. Ayrıca lise çağındaki gençlere ve ebeveynlerine yönelik Türkiye’de uygulanan yükseköğretim üniversite sistemi konusunda bilgilendirmeler de yapılmalıdır.

İstanbul’da kimlikleriyle yaşamayan göçmenler için okula kayıtlar yapılamamakta ya da kaydı yoksa okula alınmamakta bu durum gelecek için büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Muhtarlık, Belediye gibi yerel kurumlarla ilişkilerin güçlendirilmesi, göçmen ve mülteci nüfusun yoğun olduğu mahallelerde, muhtarlarla yaptığımız görüşmelerde mülteci sorunları konusunda farkındalıklarının daha fazla olduğunu gözlemledik. Buna rağmen muhtarlar kendi mahallerinde yaşayan mültecilerin sorunlarının çözümlerinin belediye düzeyinde olduğunu düşünmekteler. Bu açıdan bu sorunlara fazla eğilmemektedirler. Benzer şekilde mülteciler de destek talebini muhtarlara iletme konusunda çekingen davranmaktadırlar. Muhtarlıklar ve belediye gibi yerel yönetim birimlerine yönelik farkındalık çalışmaları yapılarak, mülteciler ve yönetim birimleri arasında daha yakın ilişki geliştirmeleri desteklenmelidir.

Hizmet sağlayıcı yerel kamu kurum ve kuruluşlarına Arapça, Farsça dil desteği: Hastane, karakol, belediye gibi kurumlardan hizmet almak isteyen göçmen ve mülteciler dil bariyeri ile karşılaşmaktadır. Bu kurumlarda genelde tercüman bulunmamaktadır. Bu durum hem hizmet almak isteyen kişiyi hem de hizmet verecek görevliyi zor durumda bırakmaktadır. Belediyeler ile ortak çalışarak temel hizmet sağlayıcılara tercüman desteği sağlanmalıdır. Burada çalışacak tercümanların sürdürülebilir olması için çalışmalar yapılmalıdır.

Yerel yönetimlerin ilçedeki STK’larla koordinasyonu;

İlçelerde bulunan hizmet sağlayan sayılı sivil toplum kurumları ile yerel yönetimlerin düzenli olarak bir araya gelmeleri, mültecilerle yapılan ve yapılacak olan faaliyetlere katkı sağlayacaktır